Üç yaşındaki kızımız ve ondan iki yaş büyük oğlumuzla, birlikte uzun bir seyahate çıkmıştık. Yollarda çocuklara meyve, çikolata vs. almak için sık sık durur, her defasında aldığımız şeyleri arka koltukta oturan çocuklara uzatırken, kimin eli uzansa: "Al, bunu kardeşinle paylaş!" derdik. Bir gün, takip ettiğimiz yolun ikiye ayrıldığı bir yerde tereddüde düştük. Sağdaki yolu mu takip etmemiz gerekiyor, soldaki yolu mu derken, karımla aramızda tartışma çıktı...
Direksiyonun başında ben oturduğum için gaza bastım ve kendi dediğim istikametten yola devam ettim. Karım benim bu hareketime çok içerledi, suratını astı ve başını yana çevirip benimle hiç konuşmadı.
Aramızdaki gerginliği anlamış olacak ki, küçük kızımız arkadan uzanıp annesini öptü ve
"Al anneciğim, bunu babamla paylaş!" dedi.Onlarca kilometreyi gergin ve dargın halde geçirmişti.Kızımın bu hareketi eşimin kalbini yumuşattı ve beni yanağımdan hafifçe öptü.Yüz küsur kilometre sonra, benim inadına tercih ettiğim yolun yanlış yol olduğu anlaşıldı. Geri döndük, epeyce vakit kaybettik. Ama, bütün bunlara rağmen, kızımızdan aldığımız dersle harika bir yolculuk yaptık.
Nerede olursan ol Allah'a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran.
Tirmizî, Birr, 55
Günün Ayeti
Hadîd Suresi 25. ayet
Andolsun biz peygamberlerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti yerine getirmeleri için beraberlerinde kitabı ve mizanı indirdik. Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, Allah'ın, dinine ve peygamberlerine gayba inanarak yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür.